Her şey bir gün derin bir sessizliğin ortasında kulağımda duyduğum ama anlam veremediğim tiz bir sesle başladı. İlk anda ne olduğunu anlayamadım ve aklıma yalnızca halk arasında sıkça söylenen şu söz geldi: ‘Kulağın çınlıyorsa birisi senin hakkında konuşuyor.’ Bu nedenle duyduğum sesi umursamadım.
Ama günler geçti, haftalar oldu… Ve o ses hiç kaybolmadı. Aksine, gitgide daha fark edilir bir hal aldı. Artık yalnızca bir ses değil, hayatımı ele geçiren bir rahatsızlık olmuştu. Uyumamı zorlaştırıyor, işlerime odaklanmamı engelliyor ve en basit şeylere bile dikkat veremez hale getiriyordu.
Benim yaşadıklarımı okurken siz de kendinizden bir şeyler buluyor musunuz? Sürekli kulağınızda bir ses, günlük yaşantınızı ele geçirmiş olabilir mi? Eğer öyleyse, yalnız değilsiniz. Bu yazıda, ‘Tinnitus (Kulak Çınlaması) Nedir?’ sorusuna birlikte yanıt arayacağız ve bu durumun altında yatan nedenleri anlamaya çalışacağız.
Eğer siz de bu rahatsız edici sesle baş etmek ve hayatınızı geri kazanmak istiyorsanız, okumaya devam edin. Tinnitus hakkında bilmeniz gereken her şey burada sizi bekliyor!
Kulak Çınlaması (Tinnitus) Nedir?
Tinnitus (kulak çınlaması), vücut dışında bir ses kaynağından kaynaklanmadan hissedilen, devamlı veya aralıklı olabilen seslerdir. Bunlar çeşitli frekanslarda düzensiz seslerden oluşur ve hiçbir anlam taşımazlar [1].
Tinnitus, kafa içinden köken alan bir sesin bilinçli bir şekilde algılanması olarak tanımlanmaktadır [1]. Hastalar tinnitusu tek kulakta, her iki kulakta, arkada, ortada, yanda, başın içinde veya dışında duyabilirler.
Hastaların %52’sinin iki kulağında, %37’sinin tek kulağında, %10’unun başta, %1’den az kısmının başın dışındaki tinnitustan şikâyet ettikleri rapor edilmiştir [3].
Ses uyaranı olmadan kulaklarda veya kafa içinde algılanan ses olarak da tanımlananan tinnitus, işitme sisteminin en yaygın semptomlarından birisidir. Anlamsız seslerin algılandığı tinnitusun, dış kökenli uyaranın olmadığı ancak; insan sesi, müzik sesi gibi anlamlı seslerin duyulduğu psikiyatriyi ilgilendiren halüsinasyonlarla da karıştırılmaması gerekmektedir [4].
Yetişkin nüfusun %10-15’inde, yaşlı nüfusta ise %33’ünde tinnitus görülmektedir. Çocuklarda oldukça seyrek görülmektedir. Her iki cinsiyeti eşit oranda etkilemekle birlikte erkek cinsiyette daha fazla tinnitus yakınması olduğunu gösteren araştırmalar mevcuttur [5].
Kulak Çınlaması (Tinnitus) Neden Olur?
Tinnitus, KBB, nöroloji ve cerrahi polikliniklerine sık olarak gelen hastalıklardan biri olarak görülmektedir [6].
Tinnitus’un doğrudan veya dolaylı olarak işitme sistemi üzerinde oluşan etkilerin bir sonucu olarak ortaya çıktığı düşünülür [7].
Tinnitus’un birçok nedeni olabilir ve bu nedeni belirlemek için hastalardan ayrıntılı bir özgeçmiş alınmalı ve hastalar fizik muayeneden geçirilmelidir. Genellikle nedenin ne olduğu belirlenememektedir. Ancak nedeni bilinmeyen olarak sınıflandırılmadan önce diğer ciddi hastalıklar da dışlanmış olunmalıdır [8].
Literatürde tinnitus’un ırksal, genetik, fizyolojik ve anatomik faktörlerden kaynaklanabileceği düşünülmüştür [9].
Kulağın gürültüye maruz kalması veya bazı farmakolojik ajanların uygulanması da tinnitus’un nedenleri olarak sayılmıştır [10].
Tinnitus vakalarının çoğunun, işitme kaybı nedeni olan otolojik bozukluklardan kaynaklandığı düşünülmektedir [11].
Tinnitus işitme kaybı olan hastalarda daha fazla görülse de işitme kaybı olmayanlarda da görülebilmektedir. Bu nedenle tinnitus’un cochlea’dan, n. cochlearis’den ya da merkezi sinir sisteminden mi kaynaklandığı bilinememektedir [12].
Tinnitus’un nuc.cochlearis’den işitme korteksine kadar olan işitsel yol boyunca herhangi bir yerden kaynaklanabileceği düşünülmektedir [13].
Önde gelen bazı teorilerin; sürekli tekrarlayan ve bir döngüde olan işitsel sinir liflerini uyaran, işitsel sinir liflerinde spontan aktiviteye ve beyin sapındaki nuc. cohlearis’in hiperaktivitesine neden olan n. cohlearis’in hasarlı sinir lifleri veya işitsel korteksin periferik işitsel sinir aktivitesi üzerindeki baskılayıcı etkisinin azalması olduğu düşünülmektedir [14].
Her sinir lifi istirahat halindeyken bile elektriksel deşarja yani spontan aktiviteye sahiptir. Tinnitus hastalarında bu spontan aktivitede bir artış olduğu düşünülmektedir. Bunun sonucunda hiperaktif sinir lifleri işitsel veya işitsel olmayan yapılardaki normal olmayan sesleri algılamaya başlayabilir [15].
Bunlardan farklı olarak baş, boyun bölgesindeki kas ve eklem problemlerinin de tinnitus etiyolojisinde önemli rol oynadığı düşünülmektedir [16]
Hipertiroidizm, hipertansiyon, hiperkolesterolemi gibi sistemik hastalıkların etiyolojideki yeri kanıtlanmış olmasına rağmen patofizyolojileri bilinememektedir [17].
TİNNİTUS’UN NEDENLERİ ÇEŞİTLİDİR VE AŞAĞIDAKİ GİBİ GRUPLANABİLİR;
- İç kulak hasarı: iç kulaktaki tüy hücrelerinin hasar görmesi tinnitus oluşmasına neden olabilir.
- Yaşa bağlı işitme kaybı (Presbiakuzi): ilerleyen yaşla birlikte iç kulaktaki hücreler zarar görür ve bu durum tinnitusla ilişkilendirilebilir.
- Gürültüye maruz kalma: yüksek sese maruziyet iç kulak yapılarına zarar vereceği için tinnitusa neden olabilir.
- İşitme kaybı: tinnitus genellikle işitme kaybıyla birlikte görülür.
- Kulakta buşon birikimi: kulak kanalında biriken kir tinnitus algısı yaratabilir.
- Orta kulakta enfeksiyon veya sıvı birikimi: orta kulak problemleri tinnitusa neden olabilir.
- Vitamin ve mineral eksiklikleri: özellikle B12, D vitamini ve çinko eksikliği tinnutus gelişiminde rol oynayabilir.
- Ototoksik ilaç kullanımı: bazı ilaçlar iç kulak yapılarına hasar vererek tinnitus oluşumuna neden olabilir.
- Nörolojik nedenler: sinir sistemi hastalıkları tinnitusa neden olabilir.
- Dolaşım sistemi ile ilgili nedenler: yüksek tansiyon, damar tıkanıklığı gibi dolaşım sistemi bozuklukları pulsatil (kalp atımı gibi) tinnitusa neden olabilir.
TİNNİTUS NASIL DEĞERLENDİRİLİR?
Tinnitus tedavisinde doğru yaklaşımları belirleyebilmek için öncelikle tinnitusa neden olan durumun tanımlanması gerekmektedir.
Tinnitusa neden olan hastalığın semptomları takip edilerek süreçteki değişikliklere göre tedavi planı güncellenebilir [18]. Tinnitus her bireyde rahatsızlık yaratmayabilir; ancak bireyin bu durumdan rahatsızlık duyduğu tespit edilirse tedavi sürecine başlanmalıdır.
Tinnitus hastalarının anamnezi dikkatlice alınmalı ve ardından detaylı bir fiziki muayene yapılmalıdır. İhtiyaca göre şu değerlendirmeler sırasıyla uygulanabilir: odyometrik testler, işitsel beyin sapı yanıtları (Auditory Brainstem Response; ABR) ve otoakustik emisyon (OAE) ölçümleri [19].
Tanı aşamasında, hastanın başka bir hastalığı olup olmadığı belirlenmeli ve varsa bu durumun tinnitusla bağlantısı incelenmelidir. Tinnitusa bağlı yaşanan rahatsızlık düzeyi ise görsel analog skalalar veya çoklu psikometrik anket ölçümleri gibi araçlarla değerlendirilebilir [20].
Tinnitus Değerlendirme Ölçekleri
Yapılan araştırmalar, tinnitusun tanı ve tedavisinde yalnızca akustik testlerin yeterli olmadığını, aynı zamanda hastaların tinnitusu psikosomatik olarak nasıl algıladığının da değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu değerlendirme sürecinde kullanılan anketler ve testler, tinnitusun ciddiyeti ve etkileri hakkında önemli bilgiler sunmaktadır.
Elde edilen bulgular, hastaların tedavi öncesi ve sonrası durumlarının karşılaştırılmasıyla değerlendirilmektedir. Bu yaklaşım sayesinde tinnitusla ilgili gözlemlenen değişimler kaydedilmekte ve tedavi yöntemlerinin etkinliği hakkında veriler elde edilmektedir [21].
Tinnitus semptomlarının tanı ve tedavisinde kullanılabilecek bazı ölçekler literatürde yer almaktadır. Bu ölçekler, tanı ve tedavi süreçlerinde yarar sağlamaktadır [22].
Anketlere ulaşmak için:TİNNİTUS ANKETLERİ.pdf
TİNNİTUS ŞİDDETİ NASIL DEĞERLENDİRİLİR?
Tinnitus Pitch (Tını-Frekans) Eşleme
Tinnitus’un tek bir frekansı bulunmamakta olup farklı oktavlardaki sesler tinnitusa eşlik edebilir. Bu nedenle frekans yerine pitch terimi kullanımı daha uygundur. Tinnitus pitchini bulabilmek için farklı yollar söz konusudur. Vakaya iki ton gönderilmekte olup bu tonlar birinden farklıdır. Gönderilen tonlardan hangisinin tinnitusa yakın olduğu vakaya sorulur. Vaka tarafından verilen yanıta göre bu tona benzer birbirinden farklı sesler yeniden gönderilerek çember daraltılmaya çalışılır. Son olarak da yakın olan ses vakanın pitchi olarak kabul edilmektedir [23].
Tinnitus Loudness(Gürlük-Şiddet) Eşleme
Tinnitus pitchin bulunmasının ardından vakaya bu perdede farklı şiddetlerde 5 dB’lik ses artırımları ile sesler gönderilmek suretiyle tinnitusa en yakın yahut tinnitus ile çakışan ses şiddeti belirlenir. Normal işitmeye sahip bireylerde tinnitus şiddeti işitme kayıplı bireylere kıyasla daha yüksektir [24].
Minimal maskeleme seviyesi (MMS)
Maskeleme, kişiye verilen bir uyaran ile kişinin duyduğu seslerin baskılanmasıdır. Tinnitus şiddeti belirlendikten sonra 5‘er dB‘lik artırımlarla verilen sesin tinnitusu maskelediği seviyeye kadar çıkılmaktadır. Kişiye çınlamasının frekansında, saf ses veya dar bant gürültü verilerek, kendi çınlamasını duyup duymadığı sorulmakta ve tinnitus maskelenene kadar gürültü seviyesinde artışa gidilmektedir. Bulunan bu seviye tinnitusu baskılamak için gerekli olan en düşük seviyedir. Minimal maskeleme seviyesi (MMS) olarak adlandırılmaktadır ve birimi dB SL’dir [25].
Rezidüel inhibasyon (Rİ)
Maskeleme işleminin ardından tinnitusun geçici olarak kaybolmasına rezidüel inhibisyon (Rİ) denilmektedir. Bu etkilenmenin santral mekanizmalarla ilişkili olabileceği düşünülmektedir [26]. Rİ’nin araştırılmasında tinnitus frekansında saf ses (pure tone) veya dar bant gürültü (narrow band), MMS’nin 10 dB üstünde olacak şekilde 60 saniye boyunca verilmektedir ve bu işlem sonrasında hastaya tinnitusunda azalış ve kaybolma olup olmadığı sorulur. Tinnitusun kaybolması tam Rİ olarak ifade edilirken, maskelemeden sonra tinnitusun geçici süreliğine kaybolmasına kısmi Rİ denilmektedir [27].
TİNNİTUS TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Tinnitus tedavi edilirken amaç, tinnitusu tamamen yok etmek ya da bu mümkün değilse hastaya en az düzeyde rahatsızlık vermesini sağlamaktır [28].
Spesifik tedavi stratejisinin uygulanabilmesi için altta yatan sebebi ayırt edebilmek oldukça önemlidir. Böylece; bilişsel ve davranış tedavileri, ses terapisi, işitme cihazı, koklear implant, farmakoterapi ve beyin stimülasyonu olmak üzere oldukça çeşitlilik gösteren tedavi seçeneklerinden etkili olanı uygulamak mümkün olabilmektedir [29].
MEDİKAL TEDAVİ
Günümüzde tinnitus için Amerikan Besin ve İlaç Yönetimi (FDA) tarafından onaylanmış ve kesin olarak ortadan kaldıracak bir ilaç bulunmamaktadır. Ancak altında yatan otolojik probleme yönelik medikal tedavi sürecinde veya duygusal problemler gibi tinnitusla birlikte görülen bazı semptomlara yönelik psikiyatr ilaçları kullanılabilmektedir. Sedatif ilaçlar (diazepam), lokal anestetik ilaçlar (Lidokain), vazodilatörler, kalsiyum kanal bloke edici ilaçlar (Nimodipine), antidepresanlar ve diğerleridir.
Tinnitusun patofizyolojisinin karmaşıklığı ve nedenlerindeki belirsizlik, tedaviyi zorlaştırmaktadır. Tinnitusun başlangıcı genellikle stresle ilişkilidir ve kokleadan başlayarak beyinde devam eden süreçlerle bağlantılıdır. Ancak, yalnızca koklea veya beyine odaklanan tedaviler genellikle başarısız olmaktadır.
Tinnitus tedavisinde tek yönlü yaklaşımlar yerine, limbik sistem ve otonom sinir sistemi gibi yapıları hedef alan, stres yönetimi ve yaşam tarzı değişikliklerini içeren bütüncül stratejiler önerilmektedir [30].
CERRAHİ TEDAVİ
Tinnitus tedavisinde çok nadir olarak bir cerrahi yöntem kullanılmaktadır. Etyolojiye yönelik olarak yapılan cerrahi; glomus tümörü, akustik nörinom, meniere, otoskleroz cerrahisini kapsamaktadır. Bunun dışında koklear sinirin kesilmesi, stellat ganglion blokajı veya çıkartılması nadiren de olsa uygulanan cerrahilerdendir [30].
(MENİERE VE OTOSKLEROZ KELİMELERİNİN ALTINA ÖNCEKİ YAZDIĞIM YAZILARA YÖNLENDİREN LİNK KOYULABİLİR.)
MASKELEME TEDAVİSİ (SES TERAPİSİ)
Maskeleme tinnitus tedavisinde yaygın olarak kullanılan tedavi yöntemlerindendir. Ses terapisi tinnitusa alışma sürecini hızlandırır. Ses terapisi alan hastalarda sessiz ortamlardaki duyarlılık azalmış olur. Tinnitus algısını minimalize etmek amacıyla hastalara düşük yoğunlukta akustik uyaranlar verilebilir [31].
Ses terapisi, klinik fayda için kulak çınlaması algısını veya kulak çınlamasına tepkiyi bastırmak için harici sesin uygulanmasını içeren bir kulak çınlaması yeniden eğitim terapisidir (Tunkel ve ark., 2014). Dış sesin yoğunluğu, hastanın duyması gereken ortam sesleriyle karışmadığı noktaya kadar artırılabilir [32].
Ses terapisi, ses (gürültü) üreteçleri, işitme cihazları veya işitme cihazı ile gürültü üreteci kombinasyonu kullanılarak uygulanabilir (Henry ve ark., 2002). Ses üreteçleri, kulak çınlaması algısını azaltabilen (kısmi maskeleme) hatta ortadan kaldırabilen (tamamen maskeleme) geniş bantlı bir ses üretir [33].
Merkezimizde, Tinnitus tedavisinde ses terapisi ve maskeleme yöntemlerini kullanarak hastalarımıza kişiselleştirilmiş çözümler sunuyoruz. Sizleri de detaylı değerlendirme ve tedavi için merkezimize bekleriz.
İŞİTME CİHAZI İLE TEDAVİ
İşitme cihazları, tinnitus tedavisinde ses terapisi için etkili seçeneklerden biridir ve özellikle işitme kaybı yaşayan tinnitus hastaları için ilk tercih olabilir.
Araştırmalar, işitme cihazı kullanan hastaların yaklaşık %50’sinde tinnitusun azaldığını veya ortadan kalktığını göstermiştir [34]. İşitme cihazlarını aynı zamanda ses üreteci (maskeleyici) olarak kullanan hastalarda iyileşme oranı daha yüksektir.
İşitme cihazları, çevreden gelen sesleri amplifiye ederek tinnitus sesinin maskelemeye yardımcı olur. Bu sayede tinnitus daha az fark edilir hale gelir.
Bazı işitme cihazları, maskeleyici özelliğe sahiptir. Bu cihazlar, geniş bantlı sesler veya doğa sesleri gibi akustik uyaranlar üreterek tinnitus algısını doğrudan bastırabilir.
İşitme cihazları ile ses terapisi kombinasyonu, tinnitus algısını ve buna verilen duygusal tepkiyi azaltmada etkili bir yöntemdir.
İşitme cihazlarının frekans yanıtları, hastanın işitme kaybı ve tinnitus profiline göre özelleştirilebilir. Özellikle yüksek frekanslı tinnitus yaşayan hastalarda, cihazın yüksek frekans amplifikasyonu sağlayan özellikleri tercih edilir.
Hafif dereceli işitme kaybı olan veya yalnızca tinnitusu olan hastalar için de işitme cihazları, yalnızca maskeleme amaçlı kullanılabilmektedir.
Merkezimizde, tinnitus tedavisinde işitme cihazlarının etkin bir şekilde kullanımı için kapsamlı değerlendirmeler yapılmaktadır. Hastalarımızın işitme kaybı ve tinnitus profiline uygun, kişiselleştirilmiş cihaz çözümleri sunuyoruz. Maskeleme özellikli cihazlarımızla, tinnitus sesini azaltmayı ve yaşam kalitesini artırmayı hedefliyoruz. Sizleri detaylı değerlendirme ve çözüm seçenekleri için merkezimize bekleriz!
PSİKOLOJİK TEDAVİ
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
Odyologlar tarafından uygulanabilen Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) hiperakuzi ve tinnitus hastalarının büyük çoğunluğu tarafından yararlı bulunur [35].
BDT’nin amacı tinnitus hakkında oluşan olumsuz düşünceleri belirleyip belirli yöntemlerle gerçekçi ve olumlu düşüncelerle değiştirmektir [36].
BDT’yi anlamak için otomatik düşünceleri anlamak gerekir. Otomatik düşünce belirli durumlarda kendiliğinden oluşan düşüncelerdir. Bu tür düşünceler otomatik olarak ortaya çıkar ve kişiler bu düşünceleri doğru olarak kabul etme eğilimdedirler [37].
BDT’nin esas ilkesi, bazı durumlarda ortaya çıkan olumsuz düşünceleri tespit etmek daha sonra tespit edilen bu olumsuz düşünceyi daha gerçekçi ve olumlu hale çevirmektir.
Merkezimizde, tinnitus ve hiperakuzi hastalarına yönelik Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) tekniklerini uygulayarak olumsuz düşünceleri yönetmelerine ve yaşam kalitelerini artırmalarına destek oluyoruz. Bu etkili terapi yöntemini deneyimlemek için sizleri merkezimize bekleriz.
Tinnitus Retraining Therapy (TRT)
Tinnitus yeniden eğitim tedavisi, beynin tinnitus sesine alışması için “yeniden eğitilmesini” içerir ve böylece hastayı tinnitus’u nötr bir uyaran olarak deneyimlemeye teşvik eder.
Tinnitus yeniden eğitim terapisinin iki ana bileşeni vardır: Birincisi eğitim danışmanlığı yaklaşımıdır. Diğeri cihazın ses yoğunluğunun hastanın algıladığı kulak çınlamasının biraz altına ayarlandığı, maskeleme veya beyaz gürültü şeklinde ses terapisidir [38].
Tinnitus yeniden eğitim tedavisi, nörofizyolojik modele bakılarak üretilen danışmanlık ilkelerine ek olarak ses terapisini içerir. Burada iki temel amaçtan bahsedebiliriz; tinnitus sonucu oluşan kötü düşüncelerin etkisizleştirilmesi ve var olan sürekli sinyale müdahale amaçlı ses terapisi [39].
Ses terapisi (ST) işitsel yolaklardaki yüksek aktiviteyi aşağı doğru çekebilir. Uyaran olarak farklı türler seçilebilir; çevresel gürültü, düşük seviyeli geniş bant gürültü, tek başına tonal ses vb. TRT’nin iki ana ayağı olan DH ve ST birbirini destekler. Danışmanlık hizmeti ile yeterli düzeyde alışma sağlanırken tedavinin bu aşaması ST ile desteklenip, kolaylaştırılır [40].
LAZER TEDAVİSİ
Uygulandığı bölgede yarattığı vazodilatasyon etkisi hücresel aktivasyonda artış, kan akımında artış ve bölgeye taşınan oksijenin artması ile sonuçlanmaktadır. Lokal bölgede düz kasların gevşemesi ve rahatlama nedeniyle doku iyileşmesi meydana gelmektedir. Temporal kemik üzerine uygulama yapılarak iç kulakta bu etki yaratılarak tinnitus algısını azaltmaya çalışan çalışmalar bulunsa da yapılan bir çalışmada lazer ışınının iç kulağa ulaşmada başarısız olduğu bildirilmiştir [41].
NOTCH TERAPİSİ
Tinnitus, merkezi sinir sistemindeki anormal aktivitelerle ilişkilendirilirken, tanısı daha çok öznel değerlendirmelere dayanır. Danışmanlık, psikoterapi, farmakolojik yaklaşımlar ve bireyselleştirilmiş ses terapileri gibi çeşitli tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemler arasında Notch Terapi, özellikle tonal tinnituslu bireylerde etkili bir seçenek olarak öne çıkar.
Notch Terapi, hastanın tinnitus frekansını tespit ederek işitme cihazına entegre edilen ve belirli bir frekans aralığını baskılayan bir yöntemdir. Bu terapi, hastanın doğal işitme deneyimini etkilemeden, algılanan tinnitus sesini azaltmayı hedefler. Frekans tespiti ve programlaması sonrası, işitme cihazı kullanımı rahat bir şekilde sürdürülebilir. Notch Terapi, işitme kaybı ve tonal tinnitusun birlikte görüldüğü durumlarda, konuşmayı anlama performansını engellemeden etkili bir çözüm sunar [42].
TIBBİ BESLENME TEDAVİSİ
Türkiye Tinnitus Derneği, tuz, doymuş yağ, şekerli besinler ve asitli içeceklerin sınırlandırılmasını önermektedir. Lavinsky ve arkadaşlarının çalışmasında, az ve sık öğün tüketimi, posa artırımı ve şekerin azaltılmasını içeren diyetin, tinnitus şiddetini %76 oranında azalttığı gözlemlenmiştir. Türkiye’deki başka bir çalışmada, tinnitus hastalarının %70’inde hiperinsülinemi tespit edilmiş ve diyabetik diyet sonrası tinnitus şiddetinde azalma kaydedilmiştir.
Tinnitus semptomlarının hafifletilmesinde dengeli bir beslenme düzeni önem taşır. Ruşeym ve kefir gibi besinlerin yanı sıra, genel olarak kan şekeri ve insülin seviyelerini dengeleyici, antioksidan ve anti-inflamatuar özelliklere sahip gıdaların tüketimi, tinnitus yönetiminde destekleyici bir rol oynayabilir. Ancak, her bireyin durumu farklı olduğundan, beslenme değişiklikleri yapmadan önce bir sağlık profesyoneline danışmak önemlidir.
Tuz Tüketimini Sınırlayın:
Aşırı tuz tüketimi kan basıncını artırabilir ve iç kulak sıvısındaki basıncı etkileyerek tinnitus şikayetlerini kötüleştirebilir. Düşük sodyum içeren bir diyet tercih edin.
Kafein ve Alkol Tüketimini Azaltın:
Kafein ve alkol, sinir sistemini uyararak veya damar daralmasına yol açarak çınlama hissini artırabilir. Bunları sınırlamak tinnitus şiddetini azaltabilir.
Kan Şekerini Dengede Tutun:
Kan şekeri dalgalanmaları tinnitus semptomlarını etkileyebilir. Kompleks karbonhidratlar, protein ve sağlıklı yağlar içeren dengeli bir beslenme düzeni oluşturun. Az ve sık öğünler tercih edin.
Antioksidanlar ve B Vitamini:
Antioksidan açısından zengin gıdalar (örneğin, taze sebzeler, meyveler, tam tahıllar) ve özellikle B12 vitamini tinnitus tedavisinde olumlu etkiler gösterebilir. B12 içeren gıdalar arasında yumurta, süt ürünleri, balık ve kırmızı et bulunur.
Omega-3 Yağ Asitleri:
Omega-3 yağ asitleri (örneğin, somon, ceviz, chia tohumu) inflamasyonu azaltabilir ve sinir sistemi üzerinde koruyucu etki gösterebilir.
Diyet Posa Alımını Artırın:
Tam tahıllar, sebzeler, meyveler gibi lifli besinler, insülin seviyesini dengeleyerek hiperinsülinemiye bağlı çınlama şikayetlerini azaltabilir.
Sıvı Alımına Dikkat Edin:
Dehidrasyon, iç kulak sıvısında değişimlere neden olabilir. Günlük su tüketiminizi artırarak kulak sağlığınızı destekleyin.
Magnezyum ve Çinko:
Magnezyum ve çinko eksikliği, tinnitus şikayetlerini artırabilir. Bu mineralleri içeren besinler (örneğin, kabak çekirdeği, ıspanak, badem, istiridye) diyetinize eklenmelidir.
Şeker ve İşlenmiş Gıdalardan Kaçının:
Aşırı şeker tüketimi, vücutta inflamasyonu artırarak tinnitus semptomlarını kötüleştirebilir. Rafine şekerden ve işlenmiş gıdalardan uzak durun.
TİNNİTUS SIKÇA SORULAN SORULAR (SSS)
Kulak çınlaması tedavi edilebilir mi?
Evet, kulak çınlaması (tinnitus) yönetilebilir ve tedavi edilebilir. Kesin bir tedavisi olmamakla birlikte, çeşitli yöntemler semptomları hafifletebilir. İşitme cihazları, maskeleme cihazları, ses terapisi, bilişsel davranışçı terapi (BDT) gibi yaklaşımlar etkili olabilir. Ayrıca, sağlıklı bir yaşam tarzı ve dengeli beslenme ile stres yönetimi de çınlama hissini azaltabilir. Tedavi süreci kişiye özel planlanır, bu nedenle bir odyolog veya uzman hekime danışmanız önemlidir.
Hangi durumlarda doktora gitmeliyim?
- Çınlama aniden başladıysa veya şiddeti hızla artıyorsa,
- Çınlama tek bir kulakta yoğunlaşıyorsa,
- İşitme kaybı, baş dönmesi veya kulakta basınç hissi gibi belirtiler eşlik ediyorsa,
- Çınlama günlük yaşamınızı ve uyku düzeninizi olumsuz etkiliyorsa,
- Kulak çınlaması travma, enfeksiyon veya ilaç kullanımından sonra ortaya çıktıysa.
Bu tür durumlarda bir odyolog ya da kulak burun boğaz (KBB) uzmanına başvurmanız önerilir.
Kulak çınlaması tamamen geçer mi?
Kulak çınlamasının tamamen geçip geçmeyeceği, nedenine bağlıdır. Geçici bir durumdan kaynaklanıyorsa (örneğin enfeksiyon, kulak tıkanıklığı veya ilaç yan etkisi), tedaviyle çınlama tamamen geçebilir. Her bireyin durumu farklıdır, kesin bilgi için bir uzmana danışılmalıdır.
Stres ve yorgunluk tinnitus yapar mı?
Evet, stres ve yorgunluk tinnitusun ortaya çıkmasına veya mevcut çınlamanın şiddetlenmesine neden olabilir. Stres, vücudun savunma mekanizmalarını etkileyerek beyindeki ses algısını artırabilir. Yorgunluk ise kişinin tinnitusla başa çıkma yeteneğini azaltabilir. Dengeli bir yaşam tarzı, düzenli uyku ve stres yönetimi tinnitus şikayetlerini hafifletmeye yardımcı olabilir. Eğer çınlama devam ederse bir uzmana danışılmalıdır.
Tinnitus hangi yaşlarda daha sık görülür?
Tinnitus her yaşta görülebilir, ancak genellikle ileri yaşlarda daha sık karşılaşılır. Özellikle 50 yaş ve üzeri bireylerde, yaşa bağlı işitme kaybının başlamasıyla birlikte tinnitus riski artar. Bununla birlikte, yüksek ses maruziyeti, kulak hastalıkları veya stres gibi faktörlere bağlı olarak genç yaşlarda da ortaya çıkabilir. Eğer kulak çınlaması rahatsız edici bir düzeydeyse, bir uzmana başvurulması önerilir.
İşitme kaybı ile tinnitus arasında bir bağlantı var mı?
Evet, işitme kaybı ile tinnitus arasında güçlü bir bağlantı vardır. İşitme kaybı olan bireylerde, işitme sistemindeki sinir hücrelerinin azalan uyarımı sonucu beynin ses algılamayı dengelemek için “hayali” sesler oluşturduğu düşünülür. Bu durum tinnitus olarak kendini gösterebilir. Özellikle yaşa bağlı işitme kaybı veya gürültüye bağlı hasar, tinnitusun en sık görülen nedenlerindendir. Ancak her işitme kaybı olan kişi tinnitus yaşamaz ve tinnitus bazen normal işitme düzeyine sahip bireylerde de görülebilir.
Tinnitus için hangi testler yapılır?
Tinnitus teşhisi için genellikle şu testler yapılır:
- Odyometrik Testler: İşitme kaybını ve tinnitusun frekansını belirlemek için kullanılır.
- Tinnitus Eşleme Testi: Tinnitusun frekans ve şiddeti belirlenir.
- Timpanometri: Orta kulak fonksiyonlarını değerlendirir.
- MR veya BT: Tinnitusun nörolojik veya yapısal bir nedeni olup olmadığı araştırılır.
- Kan Testleri: Metabolik nedenleri (örneğin tiroid bozukluğu) değerlendirmek için yapılabilir.
Yüksek sese maruz kalmak tinnitus yapar mı?
Evet, yüksek sese maruz kalmak tinnitus riskini artırabilir. Uzun süreli veya ani yüksek seslere (örneğin konserler, inşaat makineleri, müzik dinlerken kulaklık kullanımı gibi) maruz kalmak, işitme sinirine hasar vererek tinnitus oluşumuna neden olabilir. Bu nedenle yüksek seslere maruz kalmamak ve kulaklık kullanırken ses seviyesini kontrol etmek önemlidir.
Tinnitus geçici mi yoksa kalıcı mıdır?
Tinnitus, bazı durumlarda geçici olabilir, özellikle kısa süreli yüksek sese maruz kalma veya stres gibi faktörlerden kaynaklanıyorsa. Ancak, uzun süreli işitme kaybı, kronik hastalıklar veya sürekli yüksek ses maruziyeti gibi durumlarda tinnitus kalıcı hale gelebilir. Her bireyde farklılık gösterebilir ve tedavi ile semptomlar hafifletilebilir.
Alkol ve kafein tinnitus şikayetini artırır mı?
Evet, alkol ve kafein bazı kişilerde tinnitus şikayetlerini artırabilir. Alkol, kan damarlarını genişleterek kulaklarda daha fazla kan akışına neden olabilir, bu da tinnitusun şiddetini artırabilir. Kafein ise merkezi sinir sistemini uyararak, bazı kişilerde tinnitus semptomlarının daha belirgin hale gelmesine yol açabilir. Ancak, her bireyin vücudu farklıdır ve alkol ya da kafeinin etkileri kişiden kişiye değişebilir.
Hangi tür ilaçlar tinnitus yapabilir?
Bazı ilaçlar tinnitus şikayetlerini tetikleyebilir veya artırabilir. Bu ilaçlar arasında şunlar bulunur:
- Ağrı kesiciler: Özellikle yüksek dozda kullanılan aspirin veya nonsteroidal antiinflamatuar ilaçlar (NSAID’ler)
- Antibiyotikler: Aminoglikozit antibiyotikler (örneğin gentamisin)
- Kemoterapi ilaçları: Bazı kemoterapi ilaçları, kulak zarına zarar vererek tinnitus yapabilir.
- Diyüretikler (idrar söktürücüler): Özellikle yüksek dozda kullanılanlar
- Antidepresanlar: Bazı antidepresanlar da tinnitus şikayetlerini artırabilir.
- Anksiyolitikler: Bazı kaygı tedavisi ilaçları tinnitus belirtilerini şiddetlendirebilir.
İlaçların tinnitus üzerindeki etkisi kişiden kişiye değişebilir, bu nedenle herhangi bir ilaç kullanımında değişiklik yapmak için doktora danışmak önemlidir.
Tinnitus için hangi doktorlara başvurmalıyım?
Tinnitus tedavisi için aşağıdaki uzmanlara başvurabilirsiniz:
- Odyolog: İşitme kaybı ve tinnitusla ilgili uzmanlaşmış sağlık profesyonelleridir. İşitme testleri yaparak, tinnitusun şiddetini değerlendirebilir ve tedavi seçenekleri önerebilir.
- Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı: Kulak, burun, boğaz ve baş-boyun bölgesinde sorunları teşhis ve tedavi eden uzmanlardır. Tinnitusun nedenini belirlemek için çeşitli testler yapabilirler.
- Nörolog: Sinir sistemi ve beyinle ilgili sorunların tinnitusla ilişkili olabileceği durumlarda, nörologlar başvurulacak bir uzman olabilir.
- Psikolog/Psikiatrist: Tinnitusun stres, kaygı veya depresyonla ilişkili olduğu durumlarda, psikoterapi veya ilaç tedavisi önerilebilir.
- Aile Hekimi: Başlangıçta aile hekiminize başvurabilir ve gerekli yönlendirmeleri alabilirsiniz.
Hangi uzmana başvurmanız gerektiği, tinnitusun şiddeti ve altında yatan sebeplere göre değişebilir.
Tinnitus psikolojik olabilir mi?
Evet, tinnitus psikolojik faktörlerle ilişkili olabilir. Stres, kaygı, depresyon ve travma gibi psikolojik durumlar, tinnitusun şiddetini artırabilir veya tetikleyebilir. Psikolojik stres, sinir sistemi üzerinde etkiler yaratarak tinnitusun daha belirgin hale gelmesine neden olabilir. Ayrıca, tinnitusun sürekli hale gelmesi, kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir ve bu da psikolojik sıkıntıları artırabilir. Bu nedenle, tinnitus tedavisinde psikolojik destek ve bilişsel davranışçı terapi gibi yaklaşımlar da önemli bir rol oynayabilir.
Tinnitus’a karşı hangi tedavi yöntemleri uygulanabilir?
Tinnitus’a karşı uygulanabilecek tedavi yöntemleri arasında işitme cihazları, ses terapisi, bilişsel davranışçı terapi (BDT), medikal tedavi, Notch terapi, diyet modifikasyonu gibi seçenekler bulunmaktadır. Bu tedavi yöntemleri, tinnitusun şiddetine ve türüne göre kişiselleştirilmiş bir şekilde uygulanabilir ve hastaların yaşam kalitesini artırmaya yardımcı olabilir. ‘Tinnitus Tedavi Yöntemleri’ başlığı altından daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.
Kulak çınlaması başka hastalıkların belirtisi olabilir mi?
Evet, kulak çınlaması (tinnitus) başka hastalıkların belirtisi olabilir. Tinnitus, özellikle işitme kaybı, kulak enfeksiyonları, kulak travması, yüksek sese maruz kalma gibi durumlarla ilişkilidir. Ayrıca, bazı nörolojik rahatsızlıklar, damar hastalıkları, tiroit problemleri, stres ve anksiyete gibi psikolojik faktörler de kulak çınlamasına yol açabilir. Eğer tinnitus şikâyeti yeni başladıysa veya şiddeti arttıysa, bir uzmana danışmak önemlidir.
Tinnitus uyku düzenini nasıl etkiler?
Tinnitus, uyku düzenini olumsuz şekilde etkileyebilir. Kulak çınlaması sesinin sürekli varlığı, özellikle sessiz ortamlarda, kişilerin uykuya dalmasını zorlaştırabilir ve gece boyunca sık sık uyanmalarına neden olabilir. Bu durum, uyku kalitesinin düşmesine, yorgunluk ve stresin artmasına yol açabilir. Tinnitusla birlikte uyku problemleri yaşayan bireylerin tedavi ve rahatlama yöntemleri için bir uzmandan yardım alması önerilir.
Alternatif tıp yöntemleri (akupunktur, meditasyon vb.) Tinnitus tedavisinde etkili midir?
Alternatif tıp yöntemleri, bazı tinnitus hastaları için faydalı olabilir. Akupunktur, meditasyon, yoga ve benzeri yöntemler, stresin azaltılması ve genel iyilik halinin artırılması açısından olumlu etkiler gösterebilir. Bununla birlikte, bu yöntemlerin tinnitus üzerindeki etkisi kişiden kişiye değişebilir ve bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış kesin bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmezler. Tinnitus tedavisi için alternatif yöntemleri denemeyi düşünüyorsanız, bir uzmana danışmanız önemlidir.
Tinnitus çocuklarda görülür mü?
Evet, tinnitus çocuklarda da görülebilir. Ancak, çocuklarda tinnitus daha nadir rastlanan bir durumdur. Genellikle, yüksek sese maruz kalma, kulak enfeksiyonları veya işitme kaybı gibi sebepler çocuklarda tinnitusun nedenleri arasında yer alır. Çocuklar, kulak çınlamasını tarif etmekte zorlanabileceğinden, ebeveynlerin çocuklarının şikayetlerini dikkatle gözlemlemeleri önemlidir. Eğer çocukta tinnitus belirtileri fark edilirse, bir uzmana başvurulması gereklidir.
Sağ kulak çınlaması neden olur?
Sağ kulak çınlaması, yüksek sese maruz kalma, işitme kaybı, kulak enfeksiyonları, kulak kiri birikmesi, dolaşım sorunları, stres ve bazı ilaçların yan etkileri gibi faktörlerden kaynaklanabilir. Uzun süre devam ederse bir doktora başvurulması önerilir.
Sol kulak çınlaması neden olur?
Sol kulak çınlaması, sağ kulak çınlamasında olduğu gibi benzer sebeplerden kaynaklanabilir. Bunlar arasında yüksek sesle maruz kalma, işitme kaybı, kulak enfeksiyonları, kulak kiri birikmesi, stres, dolaşım sorunları ve bazı ilaçların yan etkileri bulunur. Uzun süre devam ederse, bir doktora başvurulması önerilir
Kulak uğultusu neden olur?
Kulak uğultusu, genellikle yüksek ses, işitme kaybı, kulak enfeksiyonları, stres, dolaşım sorunları, yüksek kan basıncı veya bazı ilaçların yan etkileri nedeniyle ortaya çıkar.
Geçmeyen kulak çınlaması neden olur?
Geçmeyen kulak çınlaması, genellikle kalıcı işitme kaybı, yaşlanma, yüksek sese maruz kalma, stres, bazı ilaçların yan etkileri veya kulak iltihapları gibi faktörlerden kaynaklanabilir. Eğer kulak çınlaması uzun süre devam ediyorsa, bir doktora danışmak önemlidir.
Kaynaklar
- https://www.turkiyeklinikleri.com/article/tr-the-effect-of-wheat-germ-consumption-on-tinnitus-90379.html
Not: Bu yazının geliştirilmesinde Nova Blog Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Blog içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Blog içeriğinde tedavi edici sağlık hizmeti ile ilgili bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.










